İçinden çıkamadığımız bazı meseleler var. Bir yandan olumlu düşünmeye çalışarak hayaller kurarken diğer yandan olumsuz duygularla baş edemeyeceğimize inanıp kendimize hapishaneler yaratıyoruz.
Neden?
Eğer önümüzde iki ihtimal varsa; birinde mutlu olup keyif alabileceğimize inanırken diğerinde her şeyin ters gitme ihtimali varsa hangisini seçeriz ya da hangisini seçmeliyiz?
Peki, emin olmadığımız hâlde bir ihtimali seçmek kendimizi kandırmak mıdır? Yoksa “Eminim.” demek, bazen yalnızca kendimize söylediğimiz bir yalandan mı ibarettir?
Bu hayatta hiçbir şeyden emin olamayız. Özellikle de yaşanma ihtimali olan şeylerden.
Her birimiz çok farklı inanışlara sahibiz. Bazılarımız, hayatta her şeyin olumlu gideceğine inanarak bir yaşam sürmeye çalışırken diğerlerimiz, başımıza gelen ya da gelebilecek olumsuzlukları merkeze alarak yaşar.
Hayatta birçoğumuzun en büyük korkusu kaybetmektir: yaşamı, bir kişiyi, parayı, mülkü vesaire… Ne yazık ki gerçekte zaten hiçbirine sahip olmadığımızı unuttuğumuz bir zihne sahibiz.
Hal böyleyken, zihin dünyasında konuşacak olursak, insanın kaybetme korkusu ne kadar büyükse bu dünyada yaşamak adına sahip olmak istedikleri azalmaya başlar. Çünkü insan, kaybetmemek uğruna sahip çıkmamayı seçebilir. Böylece kaybetme ihtimalini azaltmaya çalışırken yaşamaktan vazgeçtiği şeylerin farkına bile varmayabilir.
Ne yazık ki insan, ne kadar kabul etmese de bir gün mutlaka bir kayıp yaşayacaktır. Bazı keşkeler ve pişmanlıklar, kaybetmekten daha ağır duygular yaşatabilir.
Her birimiz bu dünyada farklı şeyler deneyimlemek üzereyiz. Nefes aldığımız süre zarfında mutlak kayıplarımız ve mutlak kazançlarımız olacaktır.
Bu noktada, hayatın gerçekliğini ve yaşanabilecek tüm duyguları kabul ederek yaşamalıyız. Önümüzdeki yıllarda bizi mutlu edeceğine inandığımız şeylere sarılmak için kendimize duyduğumuz inancı sağlam tutmalıyız.
Elbette gün gelecek ve yalnız göçeceğiz. Belki de geldiğimiz yeri hatırlama umuduyla, şu an içinde bulunduğumuz dünyanın mutluluklarına ve sevinçlerine canıgönülden sarılmalıyız.
İhtimaller içinde en sevgi dolu ve kendimiz olabileceğimiz hâllerimizde yaşayabilmek dileğiyle.